
ELEŞTİRİ
27 Haziran 2015 19:52:26
Toplumsal kimliğe sahip olan, ama o kimliğini içine sindirememiş kişiler eleştiriden hoşlanmazlar.
Oysa, eleştiri ilgidir; ilgi, önemsenmektir, adam yerine konulmaktır.
Bunu kavrayamazlar!
Bu gibi tipler, eleştirilere kişisel açıdan bakarlar. Oysa eleştiriler, onların tekil kişiliğine değil, toplumsal kimliğinedir. Zaten toplumsal kimlikleri bulunmasa, gazetecilerin radarına hiçbir zaman takılmayacaklardır.
Bunu kavrayamazlar!
Eleştirileri kötüleme/karalama olarak algılayan kafa yapısı, daha çok, toplumsal kimliğini sindirememiş, güç zehirlenmesine uğramış politikacılarda görüşür. Güç zehirlenmesi, özgüveni değil, megalomaniyi besler. Özgüveni olan, yani toplumsal kimliğini sindirmiş politikacılar eleştirilere kötüleme olarak değil, yararlanılacak uyarılar olarak bakarlar.
Eleştiri-özeleştiri kültüründen yoksunluk, çoğu kez, despotik çıkışlar şeklinde dışa vurur. Eleştiri sahibini güç kullanarak susturmaya çalışmak, belli-başlı yöntemdir. Şu var ki, eleştirilerin önünü kesmek, eleştirilerin özünü/haklılığını ortadan kaldırmaz, olsa olsa üstünü örter!..
Bunu kavrayamazlar!
Elli yıldır gazetecilik yapıyorum. Gerek ulusal ve gerekse yerel planda, eleştiri kültürüne sahip çok az politikacı tanıdım/gördüm.
Örneğin Demirel bir istisnaydı.
Yerel planda Cöbekoğlu da öyleydi.
Çünkü özgüvenleri vardı.
Bu nedenle ellerindeki güç, despotik değil, demokratik bir güç olarak dışa dönerdi.
Şu sorulabilir belki:
Eleştiriyle kötüleme arasında bir çizgi yok mu peki?
Kötüleme; gerçeği göstermeyen, çözüm üretmeyen eleştiridir.
Özgüvene sahip politikacıların ilgi alanının dışında kalır bunlar. Gerektiğinde hukukun ilgi alanına girer.
Maço gazetecilik, sanıldığının aksine, kötüleyen/hakaret eden gazetecilik değildir. Eleştirileri sivri bir üslupla dile getiren gazeteciliktir. Bizim Yeni Ufuk buna yerel bir örnek olarak gösterilebilir. Ulusal planda da Sözcü
Gerçek ve çözüm yoksa, orada eleştiri de yoktur, gazetecilik de !..
Afyonlu haberlerle yandaşı oldukları güç odaklarının önünü açmaya çalışan, onların rakiplerini kötüleyen gazetecilik türü, gazetecilik mesleğinin mutasyona uğramış, gerçek kimliğini yitirmiş halidir.
Günümüzde çok fazla miktarda var bunlardan
Ulusal planda olsun, yerel planda olsun, politikacılara da, gazetecilere de bu açılardan bakmak gerekir.
Özgüvenden yoksun megaloman politikacılarla gazetecilikten yoksun gazetecilerin çoğunluğunu oluşturduğu bir siyasal-kültürel ve mesleki ortam, Dantenin cehenneminin tam kendisidir!..
Bakın çevrenize, ne görüyorsunuz?..
Cehennemde miyiz, cennette mi?
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








